8 Temmuz 2011 Cuma

Diyalog Sürecinin Temel İlkeleri

“Bir diyaloğun temel kavramı insanların dairesel biçimde oturmalarıdır. Böyle bir geometrik düzenleme kimseye iltimas geçmez; doğrudan iletişimi sağlar. Prensip olarak diyalog lider ya da gündem olmaksızın işlemelidir. Tabi ki lider ve gündemlere alışkınız, öyleyse lider olmaksızın bir toplantıya başlayacaksak gündem ya da amaç olmadan konuşmaya başlamalıyız. Sanırım ne yapacağımız bilmemenin vereceği gerginlikle karşı karşıyayız demektir. Böylece yapılacak şeylerden biri bu gerginlik ortamında çalışmaktır yani yüzleşmektir. Aslında deneyimlerimizden, insanların bunu bir ya da iki saatliğine yapabilirse daha özgür konuşmaya başlayacaklarını biliyoruz.” David Bohm – Diyalog üzerine

Bir “kap” oluşturmakDerin gerçeklerimizi emniyetli bir şekilde ortaya çıkarabileceğimiz ve diğerlerinin gerçeklerini bir öğrenicinin merakıyla araştırabileceğimiz bir alan.
Öğrenicinin bakış açısını benimsemekBu yaklaşım bizi gerçekten meraklı kılar ve “bilenler” olarak kültürel şartlanmamızı bir kenara koymamızı sağlar. Zen ustası Shunryu Suzuki şu ifadeyi öne sürmüştür : “Başlangıç seviyesindeki birinin zihninde pek çok olasılık vardır, uzmanın zihninde ise sadece birkaç.” Önyargılarımızdan uzaklaşıp, yeni bir kişiyi tanımanın heyecanını yaşamalıyız.
Radikal saygı Karşımdaki insanın varlığıyla saygı duyulmaya değer olduğunu kabul ediyorum. Saygı hoşgörüden daha etkilidir : Dünyayı bir başkasının bakış açısından görmek için çabalayabilirim.  Her insan oğlu özeldir ve birbirimizden öğrenebileceğimiz pek çok şey vardır.

Açıklık - Yeni fikirler ve diğer bakış açıları için açıklık getiriyorum. Uzun süren alışkanlıkları, kabul ve inançları sorgulamaya açığım.  

Yürekten konuşmak  -  Beni gerçekten bağlayan, gerçekten benim için önemli olan şeyler hakkınca konuşurum. Ortamda dikkat çekmek, bir teoriyi desteklemek ya da nutuk çekmek maksatlı konuşmam. Kelimeler açısından ekonomiğimdir. Yürekten konuşmak grubu tek bir kalp haline getirir.

Derinlemesine dinlemekDiğer kişiden şüphe duymadan kendi eşsiz dünyasına güvenle davet etmesini sağlayacak biçimde empatik bir açıklıkla dinlerim. Derinlemesine dinlemek problemleri çözmek için ihtiyacımız olan tek şeydir, maalesef günlük hayatta birbirimizi dinlemek için gereken özeni ve zamanı harcamıyoruz.

YavaşlamaDiyalogda otomatik, düşünmeden yapılan zihinsel ve duygusal tepkilerin nereden geldiğinin farkına varma şansına sahibiz. İletişim sürecimizi yavaşlatmadan böyle bir dönüşüm farkındalığı neredeyse imkansızdır.

       Kabulleri ve belirsizlikleri askıya almaİnançlarımız, kabullerimiz ve yorumlarımızdaki farklılıklar yanlış anlaşılma ve çatışmalar için sonsuz kaynak sağlar. Diyalogda kabullerimiz ve yargılarımızın farkına varmak ve bunları gözlemlemek ve kabullenmek üzere hafifçe “askıda” tutmanın eğitimini yaparız.

Ruhsal sorgulama alıştırması“Bilen” rolümü bir kenara bırakıp henüz aşina olmadığım gerçek bir merak geliştirmek istiyorum. Merak, farkındalık ve alçak gönüllülük yaklaşımı geliştiriyorum ve şöyle diyorum : “Bilmiyorum ve öğrenmeye ilgi duyuyorum.”

Farklılıkların çelişkisini kucaklamaHem “bu” hem de “o” nun doğru olabileceğini mümkün kılan yaratıcı bir gerilim içinde yaşayabilen biri haline geliyorum. Bendeki dünya resmine başkalarını zorlayarak uydurmaktan kendimi alıkoyuyorum. Renk gölgelerinin olmadığı bir dünyayı düşünebiliyor musunuz?

Gözlemciyi gözlemlemek Kendi konuşma ve dinlemelerimin şahidi haline geliyorum ve süreç içinde değişmez yargılarım yumuşuyor ve dönüşüyor. “Gözlemlenen düşünce değişir.” – David Bohm


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder